Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dev bankadan Türkiye ekonomisine güzel haber

Deutsche Bank Ekonomisti Yiğit Onay, TCMB’nin enflasyon tahminini artırmasının erken gevşeme algısını engelleme amacı taşıdığını belirtti. Onay, ekonomide hızlı bir soğuma beklemediğini ve tahvil piyasasının cazip olduğunu ifade etti.

Bu haberin fotoğrafı yok

Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son Enflasyon Raporu’nda 2025 yılı enflasyon tahmin aralığını yüzde 31–33 bandına yükseltmesini ve Türkiye ekonomisine ilişkin güncel beklentilerini değerlendirdi. Onay, TCMB’nin bu kararının para politikasında erken bir gevşeme algısını engellemek adına bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti.

Onay, “2026 için yüzde 16’lık hedef çok yeni. Hem OVP’de hem yatırımcı iletişimlerinde benimsenmişken, yıl bitmeden bu hedefi yukarı çekmek güvercin bir mesaj üretebilirdi.” dedi.

“MALİYE POLİTİKASINDAN DAHA GÜÇLÜ DESTEK BEKLENİYOR”

Yiğit Onay’a göre 2026 hedefinin korunması, aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, yönetilen–yönlendirilen fiyatlarda beklenen enflasyonun dikkate alınması gerektiğine dair bir sinyal niteliği taşıyor. Onay, “Kamu fiyat ayarlamalarının gerçekleşen enflasyona dayanması beklentileri bozuyor. TCMB, dezenflasyon için maliye politikasından daha güçlü destek bekliyor.” şeklinde konuştu.

“EKONOMİDE HIZLI BİR SOĞUMA BEKLEMİYORUZ”

Ekonomide sert bir yavaşlama beklemediklerini belirten Onay, bu görüşünü destekleyen faktörleri gelecek yıl dış talebin toparlanma beklentisi, hedefli kredi ve teşvik paketlerinin destekleyici etkisi, bütçe açığında ilave mali sıkılaşma gerekmemesi ve değerli metallerin yarattığı varlık etkisi olarak sıraladı.

Sözlerine devam eden Onay, “Olumsuz bir arz şoku olmadığı sürece hızlı bir soğuma beklemiyoruz.” dedi. Sektörel görünüme de değinen Onay, tekstil ve giyim tarafında zayıflığın belirginleştiğini, buna karşın inşaat, hizmetler, yüksek teknoloji ve savunma sanayi gibi alanların daha dirençli bir performans sergilediğini dile getirdi.